30 Aralık 2021 Perşembe

Parietal Lob

kanım damarlarımdan süzülüyor

damarlarım etime doğru zonkluyor

aynı kan beynime akıyor

kafama akan sıcaklığın uğultusunu işitiyorum

müzik

doğumumda duyduğum 

cenazemde çalan

milyonlarca yıldır süregelen

aynı müzik beynime akıyor

kafama akan tınının uğultusunu işitiyorum

başımı duvarların en sertine sürtmek istiyorum

başımı yastıkların en güzeline koymak istiyorum

başımı bir silahla deşmek istiyorum

başımı okşamak istiyorum




ben meselemi hiçe bıraktım.
oh, oh! artık bu dünyada tamamıyla rahatım!
oh, oh!
kim isterse birlik olmak benimle,
katılsın şarkıma, tokuştursun kadehimle,
varalım şarap fıçısının dibine!

vaktiyle meselemi mala ve mülke bağladım.
oh, oh!
bu yolda keyfimi, hevesimi yitirdim.
eyvah!
param saçıldı bir oraya bir buraya,
birazını topladımsa da bir araya
sonunda kaçırdım hepsini dipsiz bir kuyuya.

meselemi kadınlara devrettim de bu sefer.
oh, oh!
bundan başıma neler geldi neler!
eyvah!
hain olanı kaçtı, ellere gitti,
sadık olanı bıktırdı, canıma yetti,
en iyi olanı yabana eşlik etti.

meselenin halli için attım kendimi yabana.
oh, oh!
sırtımı çevirdim güzel anavatana
eyvah!
ama gurbete hiç alışamadım,
yemeği tatsız buldum, yatağı yadırgadım
kimseye de derdimi anlatamadım.

meselemi adadım şan ve ünüme.
oh, oh!
bir de baktım başkası geçmiş önüme!
eyvah!
biraz göz önüne çıktığımda,
herkes yan gözle baktı bana,
kimseyi memnun edemedim asla!

meselemin hallini savaştan bekledim.
oh, oh!
birçok hasmımın da üstesinden geldim.
oh, oh!
düşman ülkesine bastım ayağımı,
tanrı korusun bu dertten dostlarımı,
çünkü savaşta yitirdim bir bacağımı.

ben de meselemi hiçe bıraktım.
oh, oh!
artık tüm dünya benim öz malım!
oh, oh!
sonu geldi şölenin, şarkıların,
dibini de tüketin fıçıdaki şarabın!
tortusunu tümüyle dışarı boşaltın!"

This is the ceremony of death.
The grave receives you with love.
Surrender yourselves to death.
Return what was loaned to you.
Give up your pleasure, your pains.
Give up your friends, your lovers.
Give up your family, your past.
Surrender what you hate, what you desire.
You will know nothingness -
it is the only reality.
Don't be afraid. It's so easy to give.
You are not alone. You have a grave.
It is your first mother.
The grave is the door to your rebirth.
Now you will surrender the faithful animal you once called your body.
Don't try to keep it.
Remember, it was a loan.
Surrender your legs, surrender your sex,
your hair, your blood, your organs, your bones.
You no longer want to possess.
Possession is the ultimate pain.
The earth falls over your corpse.
She comes to cover you with love,
because she is your true flesh.
Now you are an empty heart,
open to receive your true essence.
Your own perfection, your new body,
which is the universe, the work of God.
You will be born again, you will be real,
you will be your own father, your own mother,
your own child, your own perfection.
Open your eyes. You are the earth, you are the green,
you are the blue, you are the Aleph, you are the essence.
Look at the flower. Look at the flower.
For the first time, look at the flowers.

20 Aralık 2021 Pazartesi

Hayatı güzel ve mutlu yaşamak her şeydir. Korkulu ruhlar seni yolundan alıkoysa bile, yüreğinin sesini dinle. Hayat sana acı çektirse de duygusuzlaşma. Ben sessiz bir gecede sevgilim ve çocuğumla evimin önündeki çimenlere oturduğumda, doğanın soluk alışlarını duyarım. Ve bir şarkı yükselir içimde, herkesin şarkısı, geleceğin şarkısı.

Wilhelm Reich

Nevrozun kişinin cinsel durumundan sosyoekonomik durumundan kaynaklandığını iddia eder. Patronlar bizi eziyor, muhafazakarlar baskı yapıyor sevişemiyoruz. Bu da bizi hasta ediyor. Hastaların evlerine ziyaretlerle sosyal durumlarına yakından bakmış. Katolik Avusturya gibi bir yerde (Çorum'dan hallice) ergen cinselliğini, doğum kontrolünü, kürtajı, boşanmayı desteklemiş. Nevrozu ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine en baştan engel olmaya çalışmış. (Halk sağlığı hekimliğinin kapitalist toplumlarda unutulmuş bir yanı.)

1930'larla beraber tartışmalı, tepki çeken bir karakter haline geliyor. 1932 itibariyle yazdığı her şeyi kendisi yayımlamak zorunda kalıyor. (Hakemli dergi makalesi, hakemli kitap yayını vs. yok.)

1939'da ortalık iyice karışmaya başlayınca New York'a taşınıyor. Bu dönemde orgazm ve organizma kelimelerinden türettiği "orgon" enerjisi adını verdiği bir biyolojik enerji keşfettiğini iddia ediyor. Bu Türkçeye acunsal yaşam enerjisi diye çevrilmiş. Herkesin tanrı dediği şey bu orgon enerjisidir, diyor.

İnsanlardaki orgon enerjisini artırıp onları tedavi etmek amacıyla orgon akümülatörleri dediği, insanların içine girip birkaç saat oturduğu kutular geliştiyor. 1940 yılında hemen dikkat çeken bu şeyler gazetelerde "kanseri tedavi eden seks kutusu" başlıklarıyla yer buluyor. Olay nevrozdan kansere nasıl kaymış henüz bilmiyoruz.

1947'ye kadar ses eden olmamış ama o sene iki köşe yazısında bunlar eleştiriliyor. FDA bu orgon üreteçlerinin (erke dönergeci) eyaletler arası satışını ve ilgili dokümanları yasaklıyor. Temel suç: nitelikli dolandırıcılık. 1956'da da mahkemeye itaatsizlik suçu sabit görülüyor çünkü yasağa uymuyor. İki yıl hapis cezası ve orgon üreteçlerine dair dokümantasyonun imhası mahkemece kararlaştırılıyor. 6 tonluk döküman yakılarak yok ediliyor. 1 yıl hapsin ardından şartlı tahliye olmayı beklerken kalp yetmezliğinden vefat ediyor.



Kendi günlüklerinden öğrenildiğine göre, cinsel olgunluğa erken ulaşıyor. 4 yaşında aynı yatakta uyuduğu hizmetçi ile sevişmeye çabaladığını ifade ediyor. Hayvanların cinsel birleşmelerini izleme alışkanlığı olduğunu, 11 yaşındayken düzenli olarak başka bir hizmetçi ile seks yaptığını anlatıyor. Geneleve ilk kez 15 yaşında gitmiş, 17 yaşında ise müdavim olmuş. 22 yaşlarında iken yazdığı bir günlükte de annesine karşı cinsel çekim duyduğu ve onu düşünerek mastürbasyon yaptığını ifade ediyor.

Reich'ın psikiyatrist olan ikinci kızı, onun çocukken cinsel istismara maruz kaldığından şüphelendiğini, ömrü boyunca seks ve çocuk cinselliği konusuna olan ilgisini buna bağladığını ifade etmiş.

Orgazmın, duyguların kaslardan çıkmasına ve ruhsal bir rahatlamaya yol açan önemli bir hadise olduğunu ifade ediyor. Hatta iyi orgazmın aslında kişilik analizinin hedefi olduğunu iddia ediyor. Psikanalizciler bu görüşlerle alay ediyor.

Babasını öldüren verem, o dönemde kardeşini de öldürüyor. Ardından kendisi de vereme yakalanıyor. Antibiyotiklerin icadına henüz 18 yıl var. Temiz hava ve dinlenme tedavisi için Davos'ta sanatoryuma yatıyor. Orada politik ve varoluşsal bir krize giriyor. Döndüğünde psikanaliz hekimi olan eşi Reich'ın kızgın ve paranoid olduğunu yazıyor.

Eşi ile beraber gösterilere katılıyorlar ve orada 84 emekçinin öldürülmesine, 600'ünün de yaralanmasına şahit oluyorlar. Bunun üzerine her şeyden şüphe etmeye başlayan Reich Avusturya komünist partisine katılıyor.

1927'de 30 yaşındayken 6 tane cinsel danışmanlık merkezi kuruyor. İşçilere ücretsiz hizmet veren bu merkezlerde Marksist tavsiyeler, psikanaliz danışma hizmeti ve doğum kontrol araçları sağlıyor. gençlere ve evli olmayanlara cinselliğin serbest olması gerektiğine dair görüşleri ve bu dolup taşan danışma merkezleri solcuları ve psikanaliz dünyasını uyuz ediyor. Reich cinsel eğitimi daha da mobil hale getirip insanlara parklarda, evlerinde, sokaklarda ulaşmaya devam ediyor.

Reich, orgazmın işlevi adlı bir eser yazıyor ve Freud'a adıyor ve ondan görüş soruyor. Freud çok geç ve kuru bir "olumlu" cevap yazıyor ama bu meğerse o jargonda ret anlamına gelirmiş. Zaten Freud da bir dostuna "Bizimki her boku genital orgazm ile çözeceğini sanıyor. Coşkulu ama işe yaramaz dallamanın teki" diye bahsediyor.

1930'larda hastalarına vegetotherapy (masajlı psikoterapi) yapmaya başlıyor. Bu masajlı terapiler uluslararası psikanaliz derneğini delirtiyor zira psikoterapi veya psikanalizde hastaya dokunmak önemli bir tabu. Birlikten istifa etmesi isteniyor.

Bu masajlı terapileri anlatması için Norveç'e davet ediliyor. Bu dönemde bir süre libido enerjisi gibi kavramların biyolojik, elektriksel temellerini aramaya çabalasa da bulamıyor. Zaten bu bakterilerle yapılan çalışmaları biyologlar ve hekimler tarafından alay konusu ediliyor. Vize işi yine sıkıntıya düşüyor ama Norveç, adam iyi biyoloji bilmiyor diye adamı atmak olmaz deyip vizesini uzatıyor ancak sırf psikanaliz yapamasın diye psikanalizlere sertifika zorunluğu getiriyor ve tabii ki Reich'a vermiyor. bu da Reich'ı iyice uyuz edip, elini kolunu bağlıyor.
.
.
.
"Orgazm enerjisini toplayan orgon diye bir alet keşfettiğini, bu enerjinin ufoları durdurmada bile kullanılabileceğini söylüyor. Önce manyak diye sallamıyorlar, sonra bu kansere tedavi buldum orgonla deyince şarlatan doktorluktan tutuklanıyor, sonra orada da ölmüş."


Jung romantik hayalperest bir psikanalist, Adler de derinlerde yüzmeyen orta bir rasyonalistti, ama öteki isimler Sandor Ferenczi ve Otto Rank 'özgünlük bakımından' Freud'a yakın isimlerdi; yine bu yoldaki isimlerin aralarında yalnızca Freud'un cinsellik kuramını geliştirmeyi başaran ilk kişi Reich olmuş ama sözde yasal enstitüden, Ferenczi ve Rank gibi o da saf dışı bırakılmıştır. Benzer zorluklardan Freud'un kendisi de geçmek zorunda kaldı, yolun başında birkaç Yahudi dışında kimse inanmıyordu. Daha sonra ayrılmış olsalar da Jung ile arasındaki önemli yakınlaşmanın gerçekteki nedeni ve Freud'un Jung'a başlardaki önemli ilgisi fikirlerinden etkilenmesi değil Jung'un Yahudi olmayışıdır; ilk defa Yahudi olmayan bir psikanalist Freud'un elini sıkmıştır.
"Kulluk, cinsel güçsüzlüğün, çaresizliğin, otorite korkusunun, yaşama korkusunun ve mistizmin bir karmasıdır. Cinsellik korkusu ve cinsel ikiyüzlülük Babbitt'i ve onun çevresini karakterize eder. Böyle bir yapı ile insanlar demokratik hayatı beceremezler."

insanoğlunu gerçekten sevenler onlardan uzak durmayı yeğlemiştir

Asıl önemli olan aç insanın neden çaldığı ya da sömürülenin grev yaptığı değil; neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir.

15 Aralık 2021 Çarşamba

Ne kadar hasta ve çirkin kuklalarız biz. Ne iğrenç bir sahnede dans ediyoruz. Ne kadar eğleniyoruz, dans edip sevişirken. Bu dünyada hiçbir tasamız yok. Bir hiç olduğumuzu bilmiyoruz. Biz böyle olmak için yaratılmadık. Bugün metroda adamın biri çene çalmaya yanıma geldi. Havadan sudan konuşan kendi halinde bir adamdı. Ona iyi davranmaya çalıştım. Ama bayağılığı başımı ağrıtmaya başladı. Neredeyse farkına bile varmadan üstüne kustum. Hiç hoşuna gitmedi. Ben ise gülmekten kendimi alamamıştım.

11 Aralık 2021 Cumartesi

Her kötü niyetin altında saf bir arzu vardır ve gerçekleştiklerinde tüm fanteziler travmatiktir.

6 Aralık 2021 Pazartesi

Kan ve gözyaşı; doğum ve ölüm imgelerini aynı anda kucaklar. 

 düşüncesizlik karşı konulmaz bir cazibedir